scy's profileSCYPhotosBlogListsMore Tools Help

SCY

Songül

scy yşl

Occupation
Location
Interests
Milyonda bir olur, o da gelir beni bulur...Şans işde...

 

Tek bildiğim; bir şey bilmediğimdir...

                                      Alıntı

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
scywrote:
Güzel yazılarınız için tşk, ellerinize sağlık
Apr. 12
Soner Abcanwrote:
Sensizlik mi beni boylesine parcalara bölen…. Yoksa seni bulup da seninle olamamak mi? Beni binlerce bene bölen çok şey var. Ve sen o çok . Şeylerden birisin. Senin yanlizligin, senin acilarin, senin sevdalarin ve senin kendin… Beni parcalar bolensin. Beni parcalara ayiransin. Parcalarimi alip goturensin. Sen benim bir parcamsin! Kahrolasi saatlerde bile zamanin durdugunu hissettim, sen olunca. Dakikalarca, saniyenin belki yetisemedigimiz anlarinda seni yasadim ben. Zamani durduran ben miydim, yoksa gelisinle beni okyanuslara surukleyen sen miydin? Zamanlar karanlikti, zamanlar dardi, zamanlar durmustu, zamanlar seninleydi. Seni ucsuz bucaksiz yasadiklarimdi.

Sonuna kadar gelmek istedim. Tutmadin elimden. Daha dogrusu zatin yoktu. Olman bile onemli degil. Ben zaten bir yerlerden sana gelmisim, seni bulmusum. Senin gonlune coktan girmisim bile. Biliyorum sen gozlerimde ariyorsun kendini ama ben kalbindeyim. Kalbe girenin de goze gelme, geriye donme istegi artik yok. Seni sana verdim. Seni sende yasiyorum artik. Benden kendini istesen de veremem.

Sandin ki cevaplar beklerim senden. Evet’lerle, hayir’lari bile dondurdun dilinde. Uzun uzadiya konusmalara saklayip tukettin onlari. Oysa o anda onlarin soylenmesi gerekiyordu. O anda hayir’la evet arasinda bir secim yapman gerekiyordu. Sense sadece bakip gozlerime, hatta kacirircasina gozlerini suskunluga vurdun her seyi. Her sey zamaninda guzel ve zamaninda anlamli. O ani kacirdiktan sonra yasamanin bir anlami yok ki. Belki de butun tadlar ilk yudumda gizli. Ve bizse hep son demlerimizin, son yudumlarimizin guzel ve kalici olmasina calisiriz. Degil, evet degil. Senden cevaplar degildi aradigim. Senden beni anlamani, bana bir seyler vermeni bekleyen biri degildim. Degilim. Senden bir seyler isteyen bir insan da degilim. Olamam da. Belki, belki bir seylerin istenmesini bekleyen bir insan olabilirim. Ancak bu kadar.

Sende yasadigim yogunluklari sen hep baskalarinda aradin. Sende buldugumu sen benim disimdaki yuzlerde aradin. Insanin kilometrelerce uzaksin, sense yaban eller gibi duruyorsun. Tum bunlar gercegin otesinde degildi ama bunlari dus kilan senden baskasi da degildi.

Evet, sevgili… Sen artik benden oldun. Benden… Anliyor musun? Cikarip atmak istesem de yapamam bunu. Gucum yetmez buna. Askima hic yetmez. Sen benden olmasan, askla cizilmeseydin gonlume, sen icime Allah’in eliyle yazilmasan sever miydim seni? Ister miydim, bekler miydim?

…. Insanlarin olmadigi yerde bekliyorum. Cunku insanlarin son buldugu yerde basliyorum ben.

Ve iste…
Anla artik.
Sen benim bir parcamsin! soner 1986
Apr. 11
Soner Abcanwrote:
Biliyorum konusacak birseyimiz kalmadi, paylasacak hic bir seyimiz yok.
Yine de yüregimden gücümün yettigi yere kadar sana sesleniyorum,
seninle konusuyorum... Bugün sana olan kirginligimi rafa kaldirdim,
sevgimi aldim avuclarimin arasina, ona siginiyorum... Cümlelerimi kisalttim,
kelimelerim buruk, gülüslerim istenmeyen dudaklarimda...

Bir ihtimal gelisine sigindigimi farkettiysem de, engel olamadim gurursuz
ama umutlu hasretine... Bugün gönlümü hos tutmak istiyorum,
imkansiz olan her rüyaya inanasim geliyor... Bir cocuk gibi
isteklerimi bastiramiyorum... calmayan telefonuma elim gidiyor,
sana halen bende oldugunu israrla yazmaya calisiyorum... Bende olan seni,
hic kirmadim, degistirmedim ve hep korudum desem de, sendeki benin
nasil oldugunu, gülüp gülmedigini anlamsiz bir sikintiyla merak ediyorum...

icimdeki güzelligine inanip inanmamani artik umursamiyorum!
Üsüyorum, bu üsüme yalnizligimdan geliyor ve sariyor her tarafimi...
Tutunabilecegim hicbir güzellik yok, hatirlamaktan usanmayacagim
anilarim disinda... isinabilmek icin onlara sariliyorum...
Anlamsiz ve cevapsiz sorular hihzirca siritiyor, ben görmemeye
calisiyorum... Düsler uzak gibi görünüyordu ama yakindi...

Belki de görmeyi istemek gerekiyordu... Gözlerini ac desem kapatacaksin
ama kapatma gözlerini! Kendime bir demet papatya aldim ama bakmadim
falima... Gözlerimi gelislere verdim, gözlerimdeki hüzün bile seni özlemis
itiraf etti sonunda... Düsüncelerim gururlu, hayallerim ve sevdam degil...
Gelseydin, kendimi unutup sana kosacaktim, susturacaktim icimdeki isyani,
kavgalarin ortasinda bir günes gibi dogup isitacaktim yüregini,
sevincten aglayacaktim bu defa, mutluyken hemen sarhos olmusum gibi,
dokunacaktim, sarilacaktim. Ama gelmedin, gelemezdin belki de gelmeye de
hic niyetin yoktu aslinda... Kendimi kandirdigimi anladigimda agliyordum...

Eskiden kimi sarkilarin ne kadar anlamli oldugunu düsünürken, simdi
ayriligin ardindan calinan her sarki umutsuzlugumu ve sevgimi anlatiyormus
gibi geliyor... Sevdigim ne cok sarki varmis, bunu senin gidisin gösterdi bana...
Her sarkida sen varsin, her yerde, her gördügüm insanda, denizde,
gecede, uykumda... Nasil beceriyorsun her yerde olabilmeyi...
Bu bir marifetse eger, neden benim yanimda degilsin ki?
Gözyaslarim asilligini yitiriyor ve yenik düsüyorum sevdana...

Gittin! Belki de hic gelmemistin ben, geldigini sandim... Ayak uyduramadim
yorgunluguna... Dudaklarina düslerindeki öpüsü konduramadim...

Kimi zaman bir cocuk oldum gülüslerinde simaran, kimi zaman bir kadin;
dokunuslarinda kendini bulan... Ama! En cok da imkânsizin oldum...

Her gelisimde bir kez daha gönderdigin oldum... inanamadigin, Yenemedigin,
üzerinden atlayamadigin korkularin oldum... Agladigin, bagirdigin ya da
sustugun isyanin oldum, sessizce bosalan gözyaslarin, birikmisligin oldum...
Yüregindeki kadin ben olmak isterken yüregine siginan ve tozlanacak olan
bir ani oldum... Haketmediklerin, artik yeter dediklerin ve herseyin olmak isterken
belki de hicbir seyin oldum... Söylesene ben gercekten senin neyin oldum?
Sesin hep uzaklari cagiriyordu, ben üstüme alindim, sana geldim...
Bilseydim, bana ait olmayan bir seslenisi sahiplenir miydim?

simdi bir mevsimlik ask kaldi avuclarimda sadece bir mevsim yasanan
ama bir ömür gibi gelen ask... Kalbime henüz söyleyemedim gittigini,
ögrenirse onun da aci cekmesinden korkuyorum... Seni halen
benimle biliyor ve seviyor ama ben kalbime ilk defa yalan söylüyorum...
Gittin! Sevdamin yokluguna alisabilirim belki ama sesinin uzak yollarin
sonunda olmasi acitiyor icimi... Suskunlugun en büyük silahindi,
suskunlugunla vurdun beni asil aci olan, canimi acitan unutulmak...

Söylesene unutulmak kime yakisiyor?
Unutan sen olsan da sana bile yakismiyor ...

Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu, unutulmayan olmak
sende daha güzel duruyor... Görüyorsun iste, ask'a ve sana ihanet etmiyorum
benim kirginligim ask'a... Sen üstüne alindin..
Apr. 11
Soner Abcanwrote:
Ayrılık; dönüşü olmayan nehir, Yalnızlık; yıkılmış bomboş bir şehir, Kaç sevda kül oldu böyle kimbilir,Gözyaşın kal diyor, Yıllar ise git! Bu roman da biter belki birazdan, Ne aşklar yıkıldı gururdan, nazdan, Ağlıyor besteler yine hicâzdan, Şarkılar kal diyor, Yıllar ise git....

Nezaman sen gelsen aklıma, Acı bir tebessüm Gelip oturuyor dudaklarıma. Notası kırılmış melodilerin Buruk sesi geliyor kulaklarıma. Bir kuş düşüyor Daldaki yuvasından / çırpınarak Sıcak avuçlarıma. Nezaman seni düşünsem, Nezaman sen gelsen aklıma, Kaldıramayacağım bir ağırlık Çöküyor yapraklarıma. Umutlara taş basıyor yokluğun Kar düşüyor Henüz tomurcuk umutlarıma...
Mar. 9
Yüreğin kadar kendinsin... Yaşam içinde hepimiz bir kum tanesiyiz ancak her kum tanesinin bir anlamı var dünya üzerinde! Yaşama kattığın anlam için teşekkürler. Seni arkadaş olarak davet ettiğimi hatırlıyorum ama görmedin sanırım. Neyse tekrar davet gönderiyorum! Kabul edersen sevinirim. Sevgiyle kal...
July 5
Soner Abcanwrote:
Bazen kalabalıklar arasında kaybolur ya

Hani rüzgar vurur da yaprak kopan dalda

Yalnız milyonlarca kum tanesi arasında

Senelerin yorgunluğu karanlıklar ardında

Bir yıkılmış çınar sakladığı onca sırda

Görmek bulutlu havada yıldızıda ayıda

Denizler içindeki her damla ve dalgada

Bazen güneşin doğuşu bazen batışında

Saklıdır sevdalar kin nefret ve yanlızlıkda

Tek sen ve sendeki ben bulamadığımda

Adanmış sevgiler uğrunda ah yalan dünya
June 19
Soner Abcanwrote:
June 9
June 10

:)

 

Alıntı

Evlilik Sınavı

May 30

Alıntı

 İNSANLAR
İnsanlar da ülkelere benziyor
Sınırları var, yüzölçümleri
Yasaları var
Bayrakları, ilkeleri
Kimi dağlık bir arazidir.
Kimi kıraç
Kimi bereketli
Kimi dardır
Kimi engin gözalabildiğince
Kiminin sınırlarından sıkı pasaport denetimiyle girilebilir.
Elini kolunu sallayarak girersin kiminden içeri
Sonuçta ne küçümse insanları kızım
Ne de önemse gereğinden çok
Ama anlamaya çalış
Nedir ve ne kadar genişleyebilir yüzölçümleri

ATAOL BEHRAMOĞLU
March 08

Alıntı

                  AŞK ACISI
 
Evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksin...
Sokağa fırlayacaksın...
Sokaklar da dar gelecek...
Tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi...
Ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü...
Kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar
küçüleceksin...
Birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan...
'Önemli olan sağlık.'
'Yasamak güzel.'
'Bos ver, her şey unutulur.'
Sen hiçbirini duymayacaksın...
Göz yaşlarından etrafı göremez hale geleceksin...
Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksin...
Hep ondan bahsetmek isteyeceksin...
'Ölüme çare bulundu' ya da 'Yarın kıyamet kopacakmış' deseler başını
kaldırıp Ne dedin?' diye sormayacaksın...
Yalnız kalmak isteyeceksin...
Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak...
İkisi de yetmeyecek...
Geçmişi düşüneceksin...
Neredeyse dakika dakika...
Ama kötüleri atlayarak...
Onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin...
Gittiğin yerlere gitmek...
Bu sana hiç iyi gelmeyecek...
Ama bile bile yapacaksın...
Biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese,kaçacaksın...
Aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yasamak için direneceksin...
Hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin....
Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin...
Herkesi ona benzetip...
Kimseyi onun yerine koyamayacaksın...
Hiçbir şey oyalamayacak seni...
İlaçlara sığınacaksın...
Birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan…
Sadece bir müddet buzlu camin arkasından seyrettiren...
Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek...
Boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin...
Uyumak zor, uyanmak kolay olacak...
Sabahı iple çekeceksin...
Bazen de 'Hiç güneş doğmasa' diyeceksin...
Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler...
Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...
Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin
Nafile...
Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek...
Rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin...
Her sıçrayarak uyandığında onun adini söylediğini fark edeceksin...
Telefonun çalmasını bekleyeceksin...
Aramayacağını bile bile...
Her çaldığında yüreğin ağzına gelecek...
Ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla...
Yüreğin burkulacak...
Canin yanacak...
Bir daha sevmemeye yemin edeceksin...
Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden...
Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın...
Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için nefret edeceksin...
Yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin...
Onunla hiçbir aninin olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek...
Ama bir umut...
Onunla bir gün bir yerde karsılaşma umudu...
Bu umut seni gitmekten alıkoyacak...
Gel gitler içinde yaşayacaksın...
Buna yasamak denirse...
Razı mısın bütün bunlara...?
Hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye...?
Ben cevap vereyim önce ;
Hazırım ben arkadaş.
Aşkın acısıda güzel tatlısıda.
İş,uğruna tüm bunları göze aldığın gerçek AŞK ı bulmakta..
 
Can DÜNDAR
 
February 07

Alıntı

Özlem

Bir gece,
Gecede bir uyku..
Uykunun içinde ben..
Uyuyorum,
Uykudayım,
Yanımda sen.

Uykumun içinde bir rüya,
Rüyamda bir gece,
Gecede ben..
Bir yere gidiyorum,
Delice..
Aklımda sen.

Ben seni seviyorum,
Gizlice..
El-pençe duruyorum,
Yüzüne bakıyorum,
Söylemeden,
Tek hece.

Seni yitiriyorum
Çok karanlık bir anda..
Birden uyanıyorum,
Bakıyorum aydınlık;
Uyuyorsun yanımda.
Güzelce..

 

Özdemir Asaf

November 22

Alıntı


           Aşk Bir Fırsattır…

       Ya biz binde bir karşımıza çıkan dostluk, arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz? Aksam üstünün bir saatinde yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz, omuzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaslayabileceğimiz bir omuzun, belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanıklı aşkların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu, değerini biliyor, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz?

      Yoksa hayati sonsuz,fırsatları sayısız sanıp kendimizi hep ileride bir gün karşılaşacağımızı sandığımız bir başkasına, bir yenisine ertelerken hayat yanımızdan geçip gidiyor mu?

      Karşımıza zamansız çıkmış insanları yolumuzun dışına sürerken bir gün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz? Hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir, her zaman ayni fırsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir. Hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitilmeden yıprattığımız dostlukların,savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün. Bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz, ya da olanlar olması gerekenler değildir. Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz, gün gelir hayatımızdan kayan Yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir.

       Kedilerin özel bir anini yakalamak gibidir kendi hayatımızdaki olağanüstü anları ve olağanüstü kişileri yakalamak. Bazılarının gelecekte sandıkları “bir gün” geçmişte kalmıştır oysa; hani su karşıdan karşıya geçerken, trafik ışıklarında rastladığımız, omuzunuzun üzerinden söyle bir baktığınız sonra da boşverip “Nasıl olsa ileride bir gün tekrar karşıma çıkar.” dediğinizdir. Oysa tam da o gün bu zalim şehri terketmiştir o, boş yere bu sokaklarda aranırsınız…

                                           Murathan MUNGAN
October 15

Alıntı

EĞER

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.

Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer.

Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
ya canım ellerini tutmak isterse...

Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!

 
CAN YÜCEL
September 11

Alıntı

 BİR SEVGİ İLETİSİ

Kadın sevdiği adama sorar:

' Neden Ağlıyorsun? '

Adam cevap verir: ' Seni sevemediğim için.'

İşte bu yüzden bir kez daha iyi ki varsın diyorum sana.

Senin de beni sevmeni elbette çok isterim.

Belki de inanmayacaksın ama, olmasa da olur.

Çünkü yıllarca sevgimin öyle çok düşmanı, öyle çok muhafızı vardı ki, ben seninle onları aştım, inan varolman bile yeterli ve seni seviyor olmak bile büyük bir nimet benim için.

Ve şunu bil ki bu sevgime asla çoklarının yaptığı gibi yeteneksizliklerimi, kusurlarımı, yalnızlık korkumu, başarısızlıklarımı yüklemiyorum. Eğer öyle olsaydı, yitirmekten ölesiye korkar, seni kör bir tutkuyla sahiplenirdim.

Oysa seni bir dine bağlanır gibi değil, kendi özgürlüğümü sever gibi seviyorum.

 
CEZMİ ERSÖZ

August 31

Alıntı

YALNIZCA

Çiçeğim, bu yaşamak değil
Tek tek
Ne geceler bir şeye benzer, ne yollar böyle
Tek tek

Kuzular meler mi ıssızlıklarda
Kuş uçar mı
Kavaklar sallanır mı hiç
Tek tek

İşte görüyorsun doğar yavaşça
Büyür
Çoğalır yıldızlar
Tek tek

İşte görüyorsun kıyılarda
Başlar maviden
Kaplar mor dalgalar denizleri
Tek tek

Çiçeğim, olmaz ki dağlar dağ
Sular su
Ölümler ölüm karanlıklarda
Tek tek

FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA
July 21

Alinti

ÇOCUKLAR KORKUNÇ

Çocuklar korkunç Allah'ım,
Elleri,yüzleri,saçları.
Uyurlar bütün gece
Yok sana ihtiyaçları.


Çocuklar korkunç Allah'ım,
Bebek yaparlar haçları.
Aşina değiller hatıramıza
Severken aynı ağaçları.
July 06

Alıntı

 
GEL...

Biliyorum, konuşacak birşeyimiz yok
Ama yine de gözlerini al gel
Elindeki yarayı, suskunluğunu, acemiliğini
Beni biri severse inanmam
Seni biri severse utanırsın
Bilmediğin bir hastalığa acımak gibi bile olsa gel
Biliyorum konuşucak bir şeyimiz yok
Ama ızdırabım sende, mutlaka al da gel...

Cezmi Ersöz
June 30

Alıntı

Bu Kadar Sevmedim Ki...

Dönemem terk ettiğim hiç bir yere
Dolaşıp duruyorum sokaklarda
Dilimde o son duam
Ben hiç kimseyi bu kadar sevmedim ki
Sonsuzluk gibi çıkıyordu
Bu söz içimden
Umutsuz bir yakarış gibi
Hiç bitmeyecek bir hasret gibi
Ben hiç kimseyi bu kadar sevmedim ki

Cezmi Ersöz

Alıntı

Yalnızlık Paylaşılmaz

Yalnızlık, yaşamda bir an,
Hep yeniden başlayan...
Dışından anlaşılmaz.

Ya da kocaman bir yalan,
Kovdukça kovalayan...
Paylaşılmaz.

Bir düşün'de beni sana ayıran
Yalnızlık
Paylaşılsa yalnızlık olmaz.
 

Özdemir Asaf

Alıntı

 LAVİNİA
Sana gitme demeyeceğim.
Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar.
Yanımda kal.

Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
İncinirsin.

Sana gitme demeyeceğim.
Ama gitme Lavinia.
Adını gizleyeceğim,
Sen de bilme Lavinia
 
Özdemir Asaf

Alıntı

Bu sevgidir

Onun güzelliğini herkes görüyorsa o bence az güzeldir.
Herkes biliyorsa o bence hiç güzel değildir.
Onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir.
Yalnız ben biliyorsam bu aşktır.
Hiç kimse görmüyorsa bu yalnızlıktır.
Özdemir Asaf
June 02

Alıntı

Hayata bel bağlama, rüya gibi geçer;
Boş saadete güvenme, kuş gibi uçar.
May 15

Alıntı

İnsanlar sorulara verdikleri  cevaplardan çok, sordukları sorularla kendilerini ortaya koyarlar.
                                    Ayşe Bilge Dicleli - Konuşa konuşa
April 18

Alıntı

          
 Kendilerine günden ders çıkaranlar, en akıllılardır.  Gün, hem bilmeceyi  hem de çözümünü beraberinde getirir.
                                                                 Geothe
April 11

Alıntı

   
    " Nice kuş vardır ki; uçup dane arar.
      Boğazı, boğazının kesilmesine sebep olur.
      Nice kuş vardır ki; açlık ve midesi yüzünden,
      Dam kenarında, kafes içinde maphustur. "
                             Hz Mevlana
April 06

Alıntı

Hırslı insan, kendini güneş sanan ateşböceğidir...
Hırs insan kapasitesini birden aşmaya zorlar ve aniden yükselme çabaları, tökezleyerek düşmeyle son bulur.
                         Muhammed BOZDAĞ
 
April 02

Alıntı



Seni Seviyorum diyen sözlere değil,
Senin için ağlayan gözlere inan,
Sevmek kolaydır unutmak zor,
Aşkı sevene değil, sevipte beraber olmayana sor...

Güller hep elinde açsın ama dikenleri batmasın,
Sevda hep seni bulsun ama seni yaralamasın
Mutluluk hep yüreğine dolsun ama beni unutturmasın....
 
                                                      Bilal İçli
March 31

Alıntı

         
             Bakışlar
Bir bakışın kudreti hiç bir lisanda yoktur,
Bazen bir şifa, bazen zehir okdur,
Bir bakış bir bakışa neler neler anlatır,
Bir bakış; bir aşığı aşkından emin eder,
Bir bakış; bir aşığı saatlerce ağlatır
Aşıklar daima gözleriyle yemin eder...
                                   Alıntı
March 29

Hadis-Şerif

 
        "Ahmak, toprak testi gibidir; yamayı ve tamiri kabul etmez."
         Peygamber Efendimiz (S.A.V.)
March 20

Alıntı

 
Bir Gece
 
gecede bir uyku,
uykunun içinde ben...
uyuyorum,
uykudayım,
yanımda sen

uykunun içinde bir rüya,
rüyamda bir gece,
gecede ben...
bir yere gidiyorum,
delicesine...
aklımda sen.

ben seni seviyorum,
gizlice......
el pençe duruyorum,
yüzüne bakıyorum,
söylemeden tek hece.

seni yitiriyorum,
çok karanlık bir anda...
birden uyanıyorum,
bakıyorum aydınlık;
uyuyorsun yanımda,
güzelce....
 
Özdemir ASAF
March 09

Alıntı

 
       İster kral olsun, ister basit biri; en mutlu insan, evinde rahatı olandır.
                                 Geothe
 
      Aile yaşamında mutlu olmayan insanın iş yaşamında sürekli ve derin bir mutluluğa erişmesi olanaksızdır.  Yaşam bir dengeler düzenidir ve aile bu düzen içinde en önemli yere sahiptir.
              Doğan Cüceloğlu
February 13

Alıntı

 
Kimi sevsem, onun hep uzakta bir sevdiği vardı,
Unutamadığı ilk aşkı ya da onu terk edip giden sevgilisi...
Kimi derinden sevsem,
O bir başkasını derinden hatırlardı.
Öylesine çok sevdim ki onları,
Başkalarına duydukları sevgiyi anlatmalarını sessizce,
İçim acıyla kanayarak dinledim.
Beni yitirmekten hiç korkmadılar;
Çünkü onlara göre fazla iyiydim;
Bu yüzden ilk anda vazgeçilebilirdi benden.
Beni terk edenlerden tek bir isteğim olurdu.
"Ne olur, bir daha beni aramayın!
Çünkü ben kolay unutamıyorum.
Çünkü ben size duyduğum o akıl dışı aşk yüzünden keder bahçemi dağıtıyorum.
Çocukluğumun o güzel bahçesini."
Böyle derdim onlara ama yine de ararlardı beni...
Soluksuz ve umutsuz kaldıkları bir gece mutlaka akıllarına ben gelirdim...
O, yedek sevgili! ...
                             Cezmi Ersöz

 

 
Photo 1 of 31